Showing posts with label yöresel. Show all posts
Showing posts with label yöresel. Show all posts

Sunday, November 21, 2010

Drama Queen Reporting / Drama Queen Bildiriyor: Ayşe Bacı – Kızılcahamam

Yine bir öğlen vakti ve yine yollardayız. Bu sefer yoğurdu üfleyerek yemeye karar verdik ve Kızılcahamam’ın yerlilerine sorduk. Ayşe Bacı’da mantı ve cevizli çörek yemeden gitmek olmazmış.



Önce gözlemenin tadına bakalım dedik. Ayşe Bacı gözlemeyi sade yapıyor, içine ne isterseniz koyun diye. Gayet güzeldi, hatta annem evdeki gibi dedi. Önden ikramları olan turşu ve bazlama da getiriyorlar, onlar da harika.



Ardından mantımız geldi. Biraz hayal kırıklığına uğradık açıkcası. Ayşe Bacı’nın kendi el açması mantısı bittiğinden, dışarıdan almış. Bir daha ki sefere kendi mantısından yiyeceğimizden emin olacağız. Mantı sevmeyenler için de gününe göre çeşitli yemekler var, kurufasulye, çorbalar vs.



Yemek sonrasında cevizli çörek ve çaylar da ikram olarak geldi. Mantıdan sonra bir mahcup olma durumu sözkonusuydu, ama biz tekrar gideceğiz, ben eminim birdaha ki sefere harika olacağından mantının.





Ankara’ya dönmeden mutlaka bazlama ve cevizli çörek almaya karar verdik ve siparişlerimizi verdik. 6 kişi 45 lira ödedik; ancak sadece mantıları ödediğimizi unutmayın. Cevizli çörekin kilosu da 14 TL. Kredi kartı geçmiyor, tedarikli olun.

It is again lunch time and we need a place to eat. This time we were cautious and asked for the suggestions of the locals and they to go to ‘Ayşe Bacı’ (bacı means sister). We went there to taste their mantı and wallnut scone (which is the best in the area).
We started with their gözleme (some call it pancake for some reason, but it is not), a thin dough cooked and folded to form a square. Generally it is cooked with cheese or minced meat in it but she does them plane so that you can create your own taste. It was very nice; mom said ‘it is like homemade’. They also brought some very delicious pickled cucumbers and bazlama (a sort of flat bread).
Then came our mantı. We were a little disappointed about it, as she ran out of her own product and had to get some readymade. She said she can offer something else, but we didn’t want. But next time we will make sure that we will have the one she prepared. If you do not like mantı, there are other dishes and also soups available.
She brought some walnut scone and tea complementary. The scone is very good as it was told. We will buy some scone and bazlama on the way back for sure.
We were 6 and paid only 45 liras for all. She only charged for mantı and the rest was complementary, as we are a little disappointed with mantı. I should also add that she is very friendly and like a true mom or sister. Do not forget, cash only!

Monday, August 16, 2010

Köfteci Numan Usta


Ziyabey Caddesi 1412. Sokak

No:4/A Balgat

Tel: 00 90 312 285 4118


Her ne kadar “Köfteci” Numan Usta olsada isim, bu bir pazar sabahı kahvaltı hikayesi. Yazarlar listesinde olan fakat henüz siftah yapmamış olan Washingtonian’ın tavsiyesiyle gidildiğini de eklemek isterim. Gönül ister ki, birgün kendi tavsiye ettiği mekanı kendi değerlendirsin bu adreste...

Sabah 11 sularında gittiğimizde üç masa hariç tüm bahçe doluydu. İlk anda rezervasyon yapmamış olmanın verdiği hayal kırıklığı, buyrun buraya alalım denilip rezerve yazısının kaldırılmasıyla yerini sinsi bir kıkrdamaya bıraktı.



Biz herhangi birşey söylemeden masamız donatılmaya başlandı ışık hızıyla. Peynir tabağı, cevizli tulum peyniri, güveçte eritilmiş kaşar, oturduğunuz yerden mis kokan tazecik domates ve biberler, menemen, kırık yeşil zeytin, siyah zeytin, zahter (güney işi 40 çeşit baharat karışımı üzerine en güzelinden zeytinyağı), bal, kaymak, tereyağı, Numan Usta’nın eşinin yaptığı leziz vişne reçeli ve fırından yeni çıkmış pidemsi ekmekler. Açıkçası bir sürü malzemeyle donatılmış fakat tadı vasat olan bir “brunch”a göre çok daha iyi bir seçim oldu burası. Brunch olayına bir de pek sevgili Obstinate King’imin bir bakış açısı var tabii; “Ben büfeye gidip almakla uğraşmam pazar pazar, önüme gelsin” :).


Ayrıca bahsetmeden geçemeyeceğim çaycı amca var. Mükemmel zamanlamayla tam çayınız bittiğinde yenisini getiriyor ve istisnasız her seferinde “kaşıklara yardımcı olalım” diyor. Bu durumda sizin müşteri olarak en önemli göreviniz, amcayı yaklaşırken gördüğünüzde kenara koyduğunuz çay kaşığını geri bardağa koymaktır. Hafif azarlar gibi ama bir şekilde sevimli. İtiraf etmeliyim ki her sefer, amcanın suratına gülmekten kendimi alamadım.


Bu yazının en şaşırtıcı kısmına şimdi geliyorum. En kalitelisinden malzeme ile hazırlanmış anam babam usulü kahvaltının sınırsız çay dahil fiyatı, kişi başı sadece 12.5 TL. Merak etmeyin yanlış yazmadım. Ben yemediğim kızartmalar, şarküteri ürünleri ve devasa zeytinyağlı sarmalar için bunun iki katı fiyat vermeye gerek olmadığını düşünüyorum. Birde harika bir doğal kara üzüm suyu içtik. Fiyata dahil değil ama denemeye değer. Yanılmıyorsam 5 TL idi fiyatı. Özet itibariyle, Numan Usta geleneksel pazar kahvaltısı isteyenler için doğru adres. Rezervasyon yaptırmanızı şiddetle tavsiye ediyorum.



Although the place does not sound like so, this is a brunch review. We decided to go to the place with the suggestion of Washingtonian. At first I was not expecting anything good for some reason, but it was worth spending the sunday breakfast there. To tell the truth it is not very correct to call it a brunch, it is rather a rich breakfast.

We went there around 11 pm and except three tables all were occupied. First we were disapponted about it but then they welcomed us very nicely and showed us a nice table.

Before we could say anything, there was no space left on the table. Three different cheese plates, fresh tomatoes and green peppers, menemen (a dish cooked with eggs, green peppers and tomatoes), green and black olives, zahter (40 kinds of powdered spices mixed with virgin olive oil), honey, butter, buttermilk, homemade cherry jam and fresh bread from the oven arrived. As I said before it is a rich breakfast but if you prefer sitting at the table and food being served, to an open buffet like Obstinate King, Numan Usta is a good choice.

Now, the best part is coming. The best quiality home style sunday breakfast with unlimmited tea is only 12.5TL per person. Don’t worry there is no typo. I thought it was a good idea to prefer the place as do not the fried stuff, sausages or all the other junk at the classic brunch places and still pay like double the amount. Another great thing was the grape juice we ordered for extra 5 TL. It is worth trying! All in all, Numan Usta is the ideal place for the ones who are seaking a home style breakfast. I strongly suggest having a reservation.

Saturday, June 26, 2010

Hatay @ Ankara Expo – 17-25 Haziran (June) 2010

Atatürk Kültür Merkezi (AKM) – Ulus


Üniversiteden biricik sınıf arkadaşım Gülce ile AKM’de düzenlenen Hatay günlerine gittik. Ucunda en kötü ihtimalle künefe olması bizim için yeterli sebep oldu.


Açıkca söylemek gerekirse ben daha renkli olmasını bekliyordum fuarın. Belediye, valilik, turizm acentaları ve otellerin çok sayıda standı vardı. Belki bu sebeple biraz ruhsuz geldi bana. Yinede yöresel kumaşlar, takılar yada tatlara ilgi duyanlar için heyecan verici olabilir.


Genel olarak neler var derseniz, girişde sizi 3 koridorlu yiyecek ağırlıklı açık alan bekliyor. Yörenin lezzetleri olan oruk (bir çeşit köfte), içli köfte, künefe ve özel bir fırında pişen pide, burada tatmanız için sizi bekliyor. Ancak künefe için oluşan sırada beklemeye sabrınız olmalı, talep çok tahmin edebileceğiniz gibi. Bunların yanı sıra, benim çok sevdiğim kirece yatırılarak yapılan kabak tatlısı, nar ekşisi ve başta kekik olmak üzere çeşitli baharatları da bu kısımda bulabilirsiniz.



Binaya girdiğinizde ise, yöresel peynir, zeytinyağı ve salça satan standların yanısı sıra, el işlemeleri de oldukça fazla. İğne oyalarıyla işlenmiş yemeniler ve çeşitli takılar, yarı değerli taşlar meraklılarını bekliyor. Hatay’a özel olmamakla birlikte, sabundan yapılmış çeşitli meyvalar satılan stand, fuarın en renkli yeri.


Gelelim en özel standlara. Elbette ipek kumaşlar ve ipekten çeşitli aksesuarlar satanlar. Aldığınız şalın, koza halinden nasıl ipliğe ve daha sonra da el tezgahında dokunarak kumaşa dönüştüğüne şahit olmanız da mümkün.



Hatay Uzunçarşı’yı Ankara’ya getiren fuar, 30 Haziran Çarşamba’ya kadar meraklıları için AKM’de...



I went to Hatay Days Expo at AKM with my classmate Gülce from college. The idea of having künefe - a kind of dessert made with extra thin precooked dough and cheese – was enough to visit the expo.


Civil governments, tourism agencies and hotels at the area had many stand areas. Therefore expo was not as colorful as I have expected to tell the truth. On the other hand if you are interested in authentic clothes, accessories and tastes, it can be exciting to visit the expo.


At the entrance there is the 3 corridor open-air eating area. You can taste oruk and içli köfte (two different kinds of meatballs), künefe, and bread cooked at special ovens. In addition, my favorite pumpkin dessert, pomegranate sauce and spices including the best oregano you can find are sold at this area.


When you enter the building, in addition to cheese, olive oil, tomato and pepper paste stand areas, embroideries and accessories made from precious stones are available. Although it is not special for Hatay, the stand selling fruit shaped soaps are the most colorful spot of the expo.


I saved best to the end. There are many stands selling silk clothes. It is also possible to learn how cocoon becomes silk treads and then woven to cloth.

If you cannot visit Uzunçarşı at Hatay, you can visit the expo at AKM until Wednesday 30 June...